Hakkında Turtles Can Fly
Turtles Can Fly (Kaplumbağalar da Uçar), İranlı yönetmen Bahman Ghobadi'nin 2004 yapımı, savaşın masum yüzünü çocukların gözünden aktaran unutulmaz bir başyapıttır. Film, 2003 Irak işgalinin hemen öncesinde, Irak-Türkiye sınırındaki bir mülteci kampında geçer. Başrolde, kampın en becerikli çocuğu olan ve 'Uydu' lakabıyla anılan 13 yaşındaki Kak'ı (Ebrahim) görürüz. Kak, diğer çocuklarla birlikte mayın tarlalarından topladıkları patlamamış mühimmatları satarak hayatta kalmaya çalışır. Onun düzeni, kolları olmayan ve geleceği görebildiğini iddia eden Hessou adlı bir çocuk ve onun küçük kız kardeşi Agrin'in kampa gelmesiyle altüst olur. Agrin, yanında savaşta ölen ebeveynlerinden kalan, konuşamayan ve sürekli ağlayan bebek Riga'yı taşımaktadır. Bu üç çocuğun kesişen kaderleri, savaşın yıkıcılığını ve çocukluk masumiyetinin nasıl çalındığını gözler önüne serer.
Ghobadi'nin yönetmenliği, gerçekçi ve dokunaklı bir anlatım sunar. Profesyonel olmayan oyuncuların performansları, özellikle başroldeki Ebrahim'in samimi ve yürek burkan oyunculuğu, filme belgesel havası katmıştır. Film, savaşın politik analizini yapmaktan ziyade, onun gündelik hayata, en çok da çocuklara olan etkisine odaklanır. Çocukların mayın toplarken gösterdikleri çaba, umut ve korku arasındaki ince çizgiyi yansıtır. 'Kaplumbağalar da Uçar' metaforu, ağır koşullar altında bile var olan umudu simgeler.
Bu filmi izlemek, savaşın insani boyutunu anlamak ve dünyanın farklı bir köşesindeki çocukların gerçekliğine tanıklık etmek için önemli bir fırsattır. Evrensel temaları, güçlü karakterleri ve unutulmaz sahneleriyle izleyici üzerinde derin bir etki bırakır. Savaş dramı sevenler ve insan hikayelerine ilgi duyanlar için mutlaka izlenmesi gereken, ödüllü bir sinema eseridir.
Ghobadi'nin yönetmenliği, gerçekçi ve dokunaklı bir anlatım sunar. Profesyonel olmayan oyuncuların performansları, özellikle başroldeki Ebrahim'in samimi ve yürek burkan oyunculuğu, filme belgesel havası katmıştır. Film, savaşın politik analizini yapmaktan ziyade, onun gündelik hayata, en çok da çocuklara olan etkisine odaklanır. Çocukların mayın toplarken gösterdikleri çaba, umut ve korku arasındaki ince çizgiyi yansıtır. 'Kaplumbağalar da Uçar' metaforu, ağır koşullar altında bile var olan umudu simgeler.
Bu filmi izlemek, savaşın insani boyutunu anlamak ve dünyanın farklı bir köşesindeki çocukların gerçekliğine tanıklık etmek için önemli bir fırsattır. Evrensel temaları, güçlü karakterleri ve unutulmaz sahneleriyle izleyici üzerinde derin bir etki bırakır. Savaş dramı sevenler ve insan hikayelerine ilgi duyanlar için mutlaka izlenmesi gereken, ödüllü bir sinema eseridir.


















