Hakkında Some Kind of Wonderful
John Hughes'un yapımcılığını üstlendiği, Howard Deutch'in yönettiği 1987 yapımı 'Some Kind of Wonderful', 80'lerin unutulmaz gençlik filmlerinden biridir. Film, lise öğrencisi Keith'in (Eric Stoltz) hayatındaki iki önemli kadın etrafında şekillenir: popüler ve zengin Amanda (Lea Thompson) ve en yakın arkadaşı, sanata düşkün 'tomboy' Watts (Mary Stuart Masterson). Keith, Amanda ile çıkmaya başladığında, bu ilişkinin onu Amanda'nın kıskanç eski erkek arkadaşıyla (Craig Sheffer) karşı karşıya getireceğinden habersizdir. Bu sırada, yıllardır yanı başında olan Watts'ın ona karşı beslediği derin duygular su yüzüne çıkar.
Film, tipik bir üçgen aşk hikayesinin ötesine geçerek, sosyal sınıf farklılıklarını, gerçek dostluğun değerini ve 'mükemmel' görünenin ardındaki sıradan güzellikleri sorgular. Eric Stoltz, içine kapanık ve sanatçı ruhlu Keith karakterini inandırıcı bir şekilde canlandırırken, Mary Stuart Masterson'ın Watts performansı filmin kalbini oluşturur. Watts, dönemin kadın karakter kalıplarını yıkan, güçlü ve özgün bir portre çizer. Lea Thompson ise göründüğünden daha karmaşık bir karakter olan Amanda'yı başarıyla yansıtır.
'Some Kind of Wonderful', Hughes imzalı diğer filmlerdeki mizahi tonu biraz daha az kullanarak, dramatik ve duygusal yönü ağır basan bir anlatım sunar. Ancak, gençliğin evrensel kaygılarına, aile içi çatışmalara ve ilk aşkın heyecanına dokunmayı başarır. Özellikle final sahnesi, seyircide derin bir duygusal karşılık bırakır. 80'lerin atmosferini başarıyla yansıtan kostüm ve müziklerle film, nostalji severler için de keyifli bir seyir vaat ediyor. Samimi oyunculuklar, akıcı hikaye anlatımı ve zamanın testinden geçmiş temalarıyla 'Some Kind of Wonderful', izlenmesi gereken bir klasik.
Film, tipik bir üçgen aşk hikayesinin ötesine geçerek, sosyal sınıf farklılıklarını, gerçek dostluğun değerini ve 'mükemmel' görünenin ardındaki sıradan güzellikleri sorgular. Eric Stoltz, içine kapanık ve sanatçı ruhlu Keith karakterini inandırıcı bir şekilde canlandırırken, Mary Stuart Masterson'ın Watts performansı filmin kalbini oluşturur. Watts, dönemin kadın karakter kalıplarını yıkan, güçlü ve özgün bir portre çizer. Lea Thompson ise göründüğünden daha karmaşık bir karakter olan Amanda'yı başarıyla yansıtır.
'Some Kind of Wonderful', Hughes imzalı diğer filmlerdeki mizahi tonu biraz daha az kullanarak, dramatik ve duygusal yönü ağır basan bir anlatım sunar. Ancak, gençliğin evrensel kaygılarına, aile içi çatışmalara ve ilk aşkın heyecanına dokunmayı başarır. Özellikle final sahnesi, seyircide derin bir duygusal karşılık bırakır. 80'lerin atmosferini başarıyla yansıtan kostüm ve müziklerle film, nostalji severler için de keyifli bir seyir vaat ediyor. Samimi oyunculuklar, akıcı hikaye anlatımı ve zamanın testinden geçmiş temalarıyla 'Some Kind of Wonderful', izlenmesi gereken bir klasik.


















